Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Yeşimli Kategori’ Category

yüzünü görebilen cennetin kapısını tıklatmıştır ah gerçek yüzünü görebilen.

es geçenin beyni yoktur zaten bilirim sende asılır kalır takılır kalır işi bilen.

şiddettir hasretinin şiddetidir bunları bana yazdıran bir de yeteneğim tabii ki,

iyi ki doğdun yarın iyi ki doğmuşsun sen yarın iyi ki yarın iyi ki yar,

maalesef ki adın iki hece beş harf üçü sessiz ikisi sesli şiirim de bu kadar.

~~~02.02 ~~

Read Full Post »

komşunun komşuköyün imamına muhtaç olduğu jet imamsal günler gelmiş, vay anasını demişiz.

Read Full Post »

yeşimin yazısına

sarı bluzun kara düğmesi gibi, içerimizde durduğu söylenen dertlerin pıtır pıtır düşmesi duasına amin diyenler, belki en fazla içlerindeki bedeviyi öldürmeyenlerdir. el-hak, öldürmemek lazım gelir. şimdi şu gözünü sevdiğimizin modernitesi, hangi TDK sözlüğünün hangi bendinde yazar “içyağcı” mesleğinin içsel dürtüsünü?  yok ama, illâ illâ hatçe ele verilince duyar, ağıtlarımızı oratoryum eşliğinde uzaylılara taş atma seramonisiyle yakarız. post-cinnet konferansların kara heyulâsında bol kahkahalı, bol mimikli ( anladın sen) mahalle gülü kadınlar olmak telaşı. nerde bizde o bedevilik.

bitmez bu.

Read Full Post »

Günleri geçiyor Remazanın. Kalkıp geldikse, niyetlendik demektir. Atlarımızı aldıksa, taş taş üstünde bırakmayız demektir. Mahşere kulak verdikse, dünyalık gemilerimizi yakdık demektir.

Diyeceğimiz o ki, bundan kelli uzaktan mesaj kaygısına son. Uzunca ve pekçe, bazen de bed bed konuşmaya geldik buraya. Niyet ettik bu mübarek aydan başlayarak, insanlık elbisesini en son nerede çıkardığını unutan çıplakları giydirmeye; istikbale hükmetme telaşındaki ruhu açları, ağızlarının tadını bozan dar korselerle sıkarak doyurmaya; sözlerindeki insicâmı kalbiyle terennüm eden insansı ayetleri okumaya; hergün daha çok kazıyarak içine, daha içine, yeni yüksek sesler bulup yalan soslarıyla sunma telaşesindeki obsesif kompulsiflikleri tükürüp, en yakın iftar sonrası müsait bir yerde kusmaya;  avuçiçlerimizi gökyüzü ile aynı karede görecek kadar a-c-z tutmaya; yeriz sandığımız ama vicdanımızın kursağında kalan her büyük lokmamızı , dost bildiklerimizin sırtımıza vurdukları helallik yumruklarıyla sindirim sistemimizle buluşturmaya; hasılı, niyet ettik atımızı alıp üsküdarı geçmeye. Daha nicesi, nice nicesine.

 İstiyoruz da oluyor mu? Olacak kuzumo.

Read Full Post »