Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Şuleli Kategori’ Kategorisi için Arşiv

Ah Sayın Gülen

  Muhammedun beşerun lâ ke’l-beşer Bel huve yâkâtun beyne’l-hacer. Sahabe’nin Peygamber efendimize yaptığı atıf çok ince bir nüansı barındırıyor. Sanki geleceğin vahim hatalarına bir vurgu var. Ama sizin beşeriyet üstü nitelendirdiğiniz insanların da hataları olabilir Sayın Marulcu kardeşim. Konuşuyorsak mesnetlerimiz ve delillerimiz olmalı. Eleştiri yapıyorsak, aynı şekilde. 16 – De ki: “Eğer ölümden veya öldürülmekten [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bukalemun meselesi.

Sürüm sürüm sürünmek nicedir…Sürüm sürüm sürünesin diye beddua mı ediyor gerim gerim gerilenler. Beddualar tutmaz Allah murad etmeden, zaten yaprak bile kıpırdamıyor- biz bunu böyle biliyoruz. Soruyoruz bu sürüngenler ne yapıyor, gözler her iki yanda, birbirinden de bağımsız her şeyi kolaçan ediyor. Bıktım eni konu bukalemunlardan. Her ortamın yanar döner meyvesi, gazino solistinin gelmeyeceği günü bekleyen [...]

Yazının Tamamını Oku »

Düşündüm… sardunyalardan mütevellit, üzüm yaprağı perdeli güzel bir balkon, balkonda bir masa. Masada 4 kenar. Her bir kenara bir atlı. Çayın buhuru, kaşar peyniri, simit. Düşler kanatlı…Hayaller gerçekleşemeyince anlamlı madem, öyle pencere önü hanımelisi gibi güzel rayihalar bırakmak lakin bir mevsimlikmiş senle aşkımız kısalığında bir saltanat. Bir hanımeli olsam saksıda, başka bir hanımelinin yanına dikilmek isterdim. Kişi [...]

Yazının Tamamını Oku »

Baza başlığı

hani o en sevdigini kaybettiginde, için yanar yanar yanar ya.  (gözler düşük, en acıklısından ferdi boyu keşişleme) Kaybetmenin büyük punto dovmelendiği leziz bedenleriz. Gocunmam sahsen, ben iman ediyorum. Zaten soylenenler durum tespiti  “asla isyan değil”. Herkes tu kaka,ben mükemmel de degilim. Isınınca nasıl tutamıyorsun sapından çaydanlığın, hayat sürekli fokurduyor öyle hesapla paradigmayı. Hep çan eğrisi [...]

Yazının Tamamını Oku »

Racon TAMAM

Racon tamam. “her genç kızın rüyası, Zetina dikiş makinası” tam bu itina ile, kesiklerin, yaraların üzerine dikişler atılmış olabilir. Hepsi yaranın iyileşmesi için. Ölümü geciktirmek için belki. Bu yaralar kapanırlar da…Ama ya kapanmayanları, kapanamayanları, kapanmayacak olanları… Makas eller depp’ti sonunda içimdeki taşlık suburbia’yı.  Başıma gelenler, beklediklerimin garantisidir derdim, racona ters düşmese.Ama ne yapalım, yaşadığımız yazgı [...]

Yazının Tamamını Oku »

acıyor.

En uzak yerlerden geldigimde ve bu gelişime vesile olduğunda sen, hiç bir zaman kopmayacak bir bağ kurulduğunda hayatla ve seninle aramızda, ve bunun benzerini 25 yıl sonra yaşadığımda ben…O zaman anlamlanabilirdi bana olan merhametin ve sevgin.  Her şeye tanıklık etmen hayatımla ilgili, ve ben olmama aracılık etmenle alakalı degil sana olan sevgim. Her koşulda ve [...]

Yazının Tamamını Oku »

Dalgaları aşma(ma)k

Ramazan gidiyor. Hep efkarlı günlere gelip çatan. Teravihte beyne sıçrayan kanların, bir kıraatte burnun ucuna gelen sızının, ulaşılamayan pide buhurunun, bir sonraki seneye ulaşıp ulaşılamamak arası bir belirsizliğin ve gitgide alışılmış açlığın gitmesi…Alışmak sevmekten zor geliyor.Bayram gidenin hüznünü unutturmak içindir, ve bundan dolayı, Ramazan kapı kapandığı an arkasından zil çalınan  -istenmeyen- misafir değildir. Ruhun ve bedenin [...]

Yazının Tamamını Oku »

Pek yakında, pek uzaktan geldik.

yakinda bu civarlarda derken, yakında ve uzakta, hep bu civarlarda olmanın hafifliği ceplerdeki çakıl taşlarında. Uzun bir soluk ruh yandaşlarınla, bütün acılarını herkeşlerden sünnetleyerek yaşamayı öğrendiğin bir kimse, bir kimse daha, bir kimse ve bir kimse daha. Tüm kişi, kurum ve kuruluşlarca, üzerinden (teğette değil) presle geçilen bu insanların, hesabını yevm-i mahşere bırakıyor olması da [...]

Yazının Tamamını Oku »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.