Sürüm sürüm sürünmek nicedir…Sürüm sürüm sürünesin diye beddua mı ediyor gerim gerim gerilenler. Beddualar tutmaz Allah murad etmeden, zaten yaprak bile kıpırdamıyor- biz bunu böyle biliyoruz. Soruyoruz bu sürüngenler ne yapıyor, gözler her iki yanda, birbirinden de bağımsız her şeyi kolaçan ediyor.
Bıktım eni konu bukalemunlardan. Her ortamın yanar döner meyvesi, gazino solistinin gelmeyeceği günü bekleyen tuvalet temizleyicisi. Bu değişimi kendisi bile kendisinden bi haber yapıyor. Bir bakıyor girdiği her ortamın, adeta en önde gelen müdavimi, bayraklısı oluyor.
Bu ne hız kardeşim. İnsan doğurduğu çocuğa adapte olamıyor her daim, sen nereden alıyorsun bu gücü. Her omuza konan kelebek…Gün be gün, ortam ortam değiştirdiğin hissiyat, fikir, düşünce. Gece yattığında ruhunun hayat kadınlığı, artık seni de sarsmıyor. İhanet ede ede (özüne) ihaneti kanıksıyorsun. Herkesin gözü üstünde, fuşya elbiseli ev partilerinin Türkan Şoray’ı olmuşsun. Basit bir Fahriye Abla’ydın…Seni tanıyamıyorum.
Yani kavli oluyor insanların. Ahd ediyorlar Rabbine. Aradıkları sırat bir müstakim. Herkesin içinde bir endişe, Kıldan ince olan, kılıçtan keskin madem. Ama dünyanın verecekleri dünya ile sınırlı. Biz onca şeye bunla dayandık.
Kocan olsun, kariyerin, Facebookta binlerce hayranın. Neye yarar.
Bukalemunlar ne renk ölüyorlar? Ondan haber ver




